Artos Sahil Fotoğrafı Erdem ESEN     

Bazen örümcek ağı gibi sarar sizi hayatlar...

Çözümü bulunmaz şekilde önce hayatını sararlar sonra hayatınız olur ve örümcek ağı sizsinizdir artık...Belkide Artos'un kıyılarında hayatlar hep bu denli yaşanmıştır...Belkide bu sadece size özel bir sürprizdir...Ne yazık ki bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz Artos'un ser verip sır vermeyen topraklarında...Üstelik dönüp baktığınızda buralara ne zaman geldiğinizi bile hatırlatmayacak şefkatle hayatınızı kaplar buralar...Artos nerede burada ne yenilir ne içilir hiçbir zaman bilemeyecek olmanız gibi...Artos, arada sırada hepimizin içinde kaybolduğu ve oranın sadece sizlere özel bir havası olduğu sıradan bir yer belkide...Boşuna aramamalı bu toprakları belli ki... Bu sabah Artos'un kıyıları dahada bir karışık gibi sanki tıpkı kağıttan bir geminin nereye gideceğini bilmemesi gibi sakin huzurlu ama karmakarışık...
     

Eksik bir şey daha var sanki bugün.

Daha önce hiç olmadığı kadar eksik belki de... Hayatınızda gülümsemenize ne neden oluyorsa ona bugün daha bir keyifle bakın... Her zamankinden dahada özel olsun gözlerinizde... Ruhunuz bir nehir ise bir gün bu topraklardan mutlaka geçeceğinizi hesap etmeli belkide... Artos, çoğu zaman hayatlarınıza dahada bir şey katacaktır elbet... Peki ya hayatınızdaki önemsiz şeyleri alıp yok etmesine ne demeli? Belkide bugün dahada önem vermeli gülümsemenize neden olan her neyse...Düşler sokağından geçerken anılarınız hayatınıza bir kez daha dahil olur... O zaman daha iyi anlarsınız insanlardan korkmadığınızı, onların herhangi bir hareketinin canınızı acıtamayacağını, işte o zaman anlarsınız onları kaybetmekten korktuğunuzu bunu hiçbir zaman anlatamayacak olmanızda sıradan bir durumdur her zaman...
     Bazen anlatamazsınız hiçbir şeyi sesi çıkmayan haykırışlarınızda kaybolup gidersiniz... Anlatacak kelimeler susar anlaşılacak kelimeler hiç olmamıştır bu sokakta... Belkide biri size sana neler yapabileceğimi daha görmedim der ve düşünürsünüz ne yapabilir diye...Peki ya ne olabilir en kötü ihtimalleri göz alsanız da korkutmaz korkutamaz belli ki bilmez belkide en çok kaybetmekten korktuğunuzu... Kaybetmek bile içinde dallanıp budaklanırken bu sessiz haykırışlar nedendir diye sorarsanız eğer bilin ki kaybetmekten korktuğunuz şeyin aslında kaybetmek olmadığını da anlarsınız sonunda... Bazen de sorunları konuşmamak gerekir... Sahi konuşmadan sorunlar çözümlenebilir mi? Sadece kapkara bir kaleme içinden hiç çıkmayacakmış gibi mühürlersiniz. Bir gün sayfalar açılır kaleminiz yazar karşınızda kapkara bir mürekkep dolusu zifiri sorunlar. Susmalı mıyız bunu bende bilmiyorum. Susarsanız kelimeler sadece kelime adında kalır susmazsanız da siz ne kadar çabalasanız da kelimeler susar.Anlaşılan kelimeler hiç var olmamıştır aslında. Anlaşılabilen bir ruh olamadıktan sonra...
   
Artosun sessiz çığlıklarında ki bir günün sabahından günaydınlar... Artos'a uğrayıp gülümsemenizi kaybetmemeniz dileğiyle.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız..

Yorum Yap

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz.

Daha yeni Daha eski