Tut Yüreğinin Ellerinden

Tut Yüreğinin Ellerinden

Hiçbir şey yapmak istemezsin bazen. Ne ağlamak ne gülmek gelir içinden, öylece durursun. İki kelam etmeye bile yorgundur yüreğin. Tutmak istersin yüreğinin ellerinden; tutacak takatin yoktur, sen de düşersin ruhunun karanlıklarına. Karanlıktan ürkersin bir kapı belirsin istersin o derinliklerden, ne gözünde nur kalmıştır o kapıyı görecek ne de tutup kolundan açacak güç vardır bedeninde, inancını da kaybetmişsin çünkü.

Çabasız beklentilerinle cebelleşerek o kuyularda geçirdiğin zamanlarda ruhunu daha yakından tanımaya başlarsın. Aslında karanlık tek tonu değilmiş ruhunun, anlarsın. Karanlıktan daha karanlık bölgeleri de varmış, hiçbir yere çıkmayan sokakları da.

Her bir karanlık için ayrı ayrı açılan kapılar hayal edersin. Bazen hayal bile yorar vazgeçip ütopyanı bile siyaha boyarsın, göz göremez olur hangi kuyunun derinliklerinde çırpınamadığını.
Bir nebze cesaret gelir bazen, yolculuğa çıkarsın, geçiş yaparsın o karanlıktan daha karanlığa, ezberlersin bir süre sonra tüm çıkmaz sokakları.

Bazen gelir aklına başka renklerin de olduğu. Olmadığın yerde o var sanırsın ama gittiğin hiçbir yerde de bulamazsın. Sonra biraz daha kararırsın. Daha karanlık, daha fazla karanlık, her seferinde biraz daha...

Tut Yüreğinin Ellerinden

Peki bu normal miydi? Hata var mıydı? Varsa nerede yapılıyordu?
Renk bulunulan yerde miydi, bakan gözde miydi? Hep olmadığın yerde miydi aydınlık?
Kapılar açılması beklenen miydi, açılmak için bekleyen mi?
Sokaklar hep çıkmaz mıydı, sadece aşılmayı bekleyen setler mi vardı?
...
Kapat gözlerini ve sadece düşün; gecenin sabahını, ikindi yağmurunun gökkuşağını, tek yaprağı bile kalmamış olan ağacın vakti geldiğinde yemyeşil olduğunu düşün.

Tut yüreğinin ellerinden 'BİSMİLLAH' de kalk ayağa. Güneş zaten var, göreceksin. Bundan sonra fark ettiğin aydınlığın tonları olacak. Hayat bu, zaman zaman koyulaşır gibi olacak. Ama artık sokakları tanıyor olacaksın. Anahtarlar da var ve senin elinde. Hangi kapının nereye açıldığını bildiğin gibi hangi anahtar hangi kapının onu da biliyor olacaksın.

Kaldır kafanı gökyüzüne, aç kollarını, derin bir nefes al ve kocaman gülümse. Hayat buna değer.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız..

Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

1 Yorum:

Yap Bir Yorum
JD Sezer
YAZAR
2 Temmuz 2017 14:14 ×

Tutmak tutunmak ayakların üzerinden durabilmek istersin tutuncak dal her zaman önemlidir.

TebriklerJD Sezer ilk yorumu siz yaptınız :)
Yanıtla
avatar

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz. Yoruma Emoji EkleYoruma Emoji Ekle

Yorumunuz için teşekkür ederiz.