GuidePedia

2
Çocuklu bir aile olarak yurt dışında yaşam ile alakalı bir çok soru alıyorum. Elimden geldiğince hepsini tek tek cevaplamaya çalışırken, blogda da bu konuya değinmek geldi aklıma.
Öncelikle belirtmeliyim ki ülkemizde “Uzak Doğu” anlayışı biraz saptırılmış yada fazlasıyla genelleştirilmiş, dolayısıyla özellikle Tayland ile alakalı fazlaca bilgi kirliliği, ön yargı olduğunu farkettim, şimdiye kadar Tayland dendiğinde kafanızda canlanan resmi unutun lütfen, mesela Taylandlılar köpek yemez, çok sever, bakar hatta pusette gezdirirler. Eyaletler, bölge ve şehirler arası kültür, gelenek-görenek farklılıkları olan, 70 milyon nüfuslu, bunun yanı sıra neredeyse tüm yıl yerli yabancı birçok turisti ağırlayan büyük bir ülkeden bahsediyoruz. Çoğunuzun aklına Türkiye’deki balayı trendlerinden olsa gerek Phuket geldiğini biliyorum. Harika bir tatil yeri olmasına rağmen eğer Tayland’a yerleşmeyi planlıyorsanız diğer şehirlere de bir göz atın, araştırın derim. Önceliklerinizi belirlemeniz ve bu doğrultuda bir yer seçmeniz mutluluğunuz açısından önemli.

Tayland'da Bir Türk Aile

Biz küçük bir çocuğumuz olması nedeniyle aile hayatı ön planda, sağlık hizmetleri güvenilir, eğitim sistemi ve seçenekleri tatmin edici, sosyallik, spor, sanat bazında neredeyse sınırsız sayıda alternatifi olan, temiz ve güvenli bir şehir arayışındayken Hua Hin’le tanıştık ve şimdiye kadar bizi yanıltmadı. Doğayla, hayvanlarla, sanatla iç içe, tropikal ve bir okadar da teknolojik kaynaklara sahip bu şehirde hem yaşamak hem de çocuk yetiştirmek çok keyifli.


Tayland için; güler yüzlü insanlar ülkesi dendiğini duymuşsunuzdur, gezip gördüğüm birçok ülkeye kıyasla kesinlikle bu deyişi hakettiğini söyleyebilirim. Din, dil, ırk, cinsiyet bazında çok medeni olduklarını hatta çekik gözlü değilseniz size ayrı bir sempati duyduklarını da belirtmeliyim . Sanırım bu insan doğasında var olan kendinde olmayanı daha cazip bulmaya meyilli olmaktan kaynaklanıyor :)


Tayland’ın pek çok şehrinde dünya mutfaklarını tatmak mümkün, o yüzden ne yiyeceğiz derdinizin olmasına hiç gerek yok, hele deniz mahsulleri sevenlerdenseniz yerel tatlarını da leziz, çok çeşitli ve ucuz bulacağınıza eminim.


Zorlanacağınız yegane konu dil bariyeri olacaktır diye düşünüyorum, her ne kadar tatilciler için turistik yerlerde İngilizce ile anlaşmak kolay olsa da, yaşarken her kesimden ve bölgeden insanlarla ve her konu da muhattap olduğunuz için sizin Thai’ce bilmemeniz ve hiç bir tabelayı, yazıyı okuyamamanız gün içinde sıkıntı yaratabiliyor.



Yine yerleşme düşüncesinde olup ön araştırma amaçlı tatile gelecek arkadaşlar için; tur paketleri ile 3-5 günde Tayland’ı gezmeye çalışmak yerine, seçenekleri en fazla 2 şehre indirerek buraya gelinmesini, sokaklarında dolaşıp yaşam tarzlarına, insanların ve hatta hayvanların davranış biçimlerine, seslere, kokulara şahit olunmasını tavsiye ediyorum. Zira bambaşka bir dünya burası ve eğer buraya adapte olmaya gönüllüyseniz güzel. 



Eğer her yeri, her şeyi  kendi ülkesiyle kıyaslayanlardansanız, bulunduğunuz yerde kalmanız hem kendi mutluluğunuz hem de gideceğiniz yerin dokusunun değişme tehlikesi açısından daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Yok benim vizyonum geniş, farklı kültürlere hem ilgi hem saygı duyarım diyorsanız, Tayland mutlu, huzurlu ve keyifli yaşayabileceğiniz adreslerden biri...


Yazarın diğer yazıları için tıklayınız..

Yorum Gönder Blogger

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz.

 
Top