Sahildeki Bank

Sahildeki Boş Bank
Fotoğraf Kaynak: pinterest.com
İnsana aslında çok şey düşündürür bir bank. Hele ki bankın konumu da güzelse, insan hangi hayal âleminde olduğunu bile karıştırır bazen. Denizin hemen kenarında olmasa da dalgaların sesinin hissedilebildiği, renginin ton ton seçilebildiği ve biraz ağaç gölgesinde kalmış bir banksa hele bu insanın en büyük dostu dahi olabilir bir anda.

En güzel mısraların dilden dökülebileceği, kalpten sayfalara akacak en anlamlı ve hisli cümlelerin bir araya getirileceği eşsiz anların arka fonu olur adeta bu manzara. İnsanı daha da derin düşüncelere sevk eder. Sevenin sevgisini, özleyenin özlemini, düşünenin düşüncesini, huzur arayanın huzurunu genişletir. Bir şeyler karalamak isteyene kalemini aratır. Hislerin azalmadan, eksilmeden, kaybolmadan iki satır arasına nakledilmesini kolaylaştırır. Bir bakmışsınız mısralar, satırlar derken içinizdekiler sayfaları aşmış adeta kıyıya vuran masmavi dalgalar gibi kâğıtlara dalgalanıyor, ulaşacak bir kıyı arıyor…

Hele bir de güneş ufka yaklaşmışsa bu manzarada hayal penceresi bir miktar daha genişler. Ya mutluluğa ya hüzne belki de özleme… Ama ne yöne olursa olsun insanın kalbinden genişler. Güneşin batışıyla daha da neşelenir mısralar, sayfalar. Belki hüzünlü, belki hasret kokan kelimeler düşüyordur kalemin ucundan kâğıdın üzerine ama bu güzelliklerle buluştuğu için neşelidir o anlar. Sevginin eşsiz tarifi yapılır mısralara adeta eşsiz olan bu sade bankın manzarasıyla.

Biraz da gözlerini kapatıp düşünmek ister insan bu manzarada. Gözlerini kapatıp, denizden gelen hafif esintinin yüzünü ve saçlarını okşamasını bekler. Sevgilinin narin dokunuşlarını hisseder ten her esişte. Dalgaların kıyıya vuruşunda yârin sesini duyar kulaklar. Aynı anda zihin hepsini harmanlar ve en güzel anları bir film sahnesi gibi sergiler hayal dünyasında. Sahneyi başa sarar tekrar izlersin. Sonra bir kez daha ve bir kez daha. Bu defalarca tekrarlanır. Çünkü bıkmazsın, yaşamanın tadını hayaliyle tatmışsındır o anda. Bırakmak istemez, kopamazsın o dünyadan.

Böyle geçer vakit. Sadece bir tahta parçası gibi görünen o bank adeta senin dünyan olur. İçinden çıkmak istemediğin evin, hayallerine baktığın kocaman bir penceren olur. Aynı hisleri yaşamak için tekrar tekrar uğrarsın. Durmadan ararsın yine aynı heyecanı. Çünkü en uzaktakini bile yakınına getirir. Dilinden dökemediklerini senin yerine söyler. Sevdiklerini seninle beraber sever ve en önemlisi seni senden eder.

Bank deyip geçme, deniz işte diyerek bakma. Gör görmen gerekenleri, hisset hissetmek istediklerini. Yaz gönlünden geçenleri, söyle yutkunmadan her istediğini. En azından o bank dinler, okur. En azından o manzara eşlik eder bıkmadan, usanmadan, başkaları gibi yapmadan…

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.
Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

1 blogger-facebook:

Click here for blogger-facebook
9 Eylül 2016 00:32 ×

Kalemine yüreğine sağlık kardeşim benim. (h)

Congrats bro Mustafa BAŞARAN you got PERTAMAX...! hehehehe...
Reply
avatar

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz. DönüştürmeDönüştürme Yoruma Emoji EkleYoruma Emoji Ekle

Yorumunuz için teşekkür ederiz.