Betroya - Bölüm 7 (Ticaret Konseyi)

Betroya - Bölüm 7 (Ticaret Konseyi)
Önemli Not ! : Betroya isimli hikaye dizisi SilkRoad Online isimli bilgisayar oyunundan esinlenilerek kurgulanmış ve  o oyundaki mantık üzerine yazıya dökülmüştür. Tamamen amatör olarak yazılmıştır. Hiçbir ticari amacı veya beklentisi yoktur. Beğenmeniz dileğiyle...

BÖLÜM 7


Ticaret Konseyi



   -        Hepinizin huzurunda oturumu başlatıyorum...

dedi oturum başkanı ve elindeki çekiçten bozma demir uçlu nesneyi masadaki tabakaya vurdu...
Bu oturum ticaret konseyi toplantısıydı. Burada ticaret kanunları , yolları , fiyatlar, kervanlar ve  kervan koruma durumları görüşülürdü. Gündem maddesi : Son zamanlarda artan hırsız çetelerinin faliyetleri , zarar raporları ve alınabilecek önlemlerdi. Tüccar kesiminden tecrübeli bir isim olan Zuho söz aldı ;

-          -  Son zamanlarda ne yaparsak yapalım kervanlarımızı bir yerden bir yere götüremiyoruz. Önceden bizi görünce kaçacak  yer arayan sıfatsız çeteler kara ırk tarafından aralarına sokulan güçlü hırsızlar yüzünden bize kafa tutar oldu. Ne yazık ki artık avcılar da biz tüccarlara eskisi kadar yardımcı olmuyor. Böyle giderse işimizi kaybedeceğiz. Buna bir çözüm bulunmalı.

Her kafadan bir ses çıkmaya başlamıştı...

-          -   Hırsızlarla anlaşalım kervanlardan pay verelim

-          -   Olmaz öyle şey !!! Bir grup kendini bilmez ile pazarlık yapmam ben !

-          -   Bizde başka ırklardan avcılar getirelim

Konuşmaları sükunetle dinleyen Kolcu lakaplı kişi ( gerçek adını kimse bilmiyor )  ayağa kalktı. Heybetli görüntüsü ile ortaya doğru yavaş adımlarla geldi.

-          -   Efendiler !!!       Zuho gibi güçlü bir tüccar bile bu şekilde dert yandığına göre işin boyutu bizleri çoktan aşmış demektir.  Buna bir çözüm getirmek en önemli amacımızdır...

Islıklar kopmaya başladı... Kolcu devam etti ;

-          -   Açıkça görülüyor ki imparatorluk yanlısı hiç kimsede bu hırsızlara karşı duracak güç yok... O zaman bizde imparatorluk tarafında olmayanlardan yardım alırız...

Herkes şaşkın bir ifade ile birbirine bakıp söylenirken Kolcu ekledi ;

-          -   Yücelerden yardım alacağız !!!

Kalabalık bağırmaya başladı...

-          -   Sen ne dediğinin farkında mısın ?
-          -   Nasıl düşünebilirsin böyle bir şeyi ?
-          -   İsimlerini anmak bile yasak neden bahsediyorsun sen ?
-          -   Bu bir lanett lanetttt !

Herkes bu fikre karşı çıkmıştı. Kalabalık Kolcuyu yuhluyor bir yandan da salondan çıkması için baskı yapıyorlardı. Kolcu sakince yerine geçti ve oturumu takip etmeye başladı;

-          - Kolcu da herkes gibi fikrini söylemekte özgürdür.  Dedi oturum başkanı ve devam etti ;
-          - Tabiki gerçekleşmesi muhtemel fikirlerle huzura çıkarsa daha iyi olur.

Tartışmalar içinde oturum yine hiçbirşeye çözüm bulamadan sona erdi. Oturum sonrasında Başkan Kolcuyu kolundan çekti ve sert sözlerle uyardı ;

-          -   Sen ne yaptığını sanıyorsun ?   İnsanlar zaten tedirgin. Kara Irk’ın devasa ordusunun imparatorluk’a yürüdüğü dedikodusu bile herkesi tedirgin etmeye yetmişken sen birde hırsızlara karşı ismi anılmazları mı çağırmaya kalkıyorsun ?!  Onlara güvenilmez bilmiyor musun ?  Yıllar önce seni ölüme terketmediler mi ?  Seni bulup şehre yetiştirmeseydim bugün yaşıyor olur muydun ?

Kolcu kolunu kurtarıp arkasını döndü ve yürümeye devam etti... Başkanla yanyana ve stresli bir şekilde yürürken konuşmaya başladı ;

-          -   Sana beni kurtar demedim !  ve bunu sana daha öncede söyledim zayıf olan düşer o zamanlar da ben zayıftım ve ben düştüm beni bırakmaları gerekiyordu yoksa hepsi düşecekti... Ayrıca imparator ile aynı siyasi görüşe sahip olmamaları onları lanetli yapmaz !
-          
-      -  Onlar İmparatorluk büyücüleri tarafından lanetlendiler !  O yüzden yüzlerini göstermezler,
o yüzden ormanlarından çıkamazlar , onlar yardım etmezler , iyilik nedir bilmezler...

-    -   Onlarla hiç karşılaştın mı ?  Yanyana savaştın mı ?  Beraber yemek yedin mi ?  İçkilerinden içtin mi ?

-          -   Tanrı beni koruyor ki onlarla karşılaşmadım

-          -   O zaman nasıl bilebiliyorsun ne yapıp ne yapmayacaklarını ?

Kolcu hiddetle bu cümleyi kurduktan sonra hızlıca yürümeye devam etti.. Başkan arkasından bakarken sert bir şekilde bağırdı ;

-          -   Bir zamanlar onlardan biri olman seni dinleyecekleri anlamına gelmez ! Ayrıca buradaki kimse ismi anılmaz birinin şehirde dolaşmasını istemez !!!

Kolcu durdu , başını öne eğdi , ayaklarının dibindeki kuma biraz vurdu sonra döndü ve Başkana ;

-          -   'İmparatorluk karanlığa gömüldüğü gün Yücelere yardım etmeleri için yalvaracaksın’  dedi.

   Hızlı adımlarla atını bağladığı ahıra doğru ilerledi. Bir yandan söyleniyor bir yandan da ahıra gidiyordu. Ahırdan atını çıkarırken bile o kadar sinirliydi ki hiçbirşeyi gözü görmüyordu. Atına atladı süratli bir şekilde büyük kapıya doğru sürmeye başladı. Büyük altın ejder heykelinin yanına yaklaşırken ejderin önünde bir çocuk dikkatini çekti. Yanından geçerken yüzüne bir anlık baktığı çocuğu daha iyi görebilmek için biraz ötede durakladı. Çocukla gözgöze gelen Kolcu’nun dikkatini çocuğa seslenip çekiştiren kız dağıttı ;

-          -   Hadi gel Demirciyi buldum !  

Kızın bu cümlesi bitmeden Kolcu atını çevirdi ve büyük kapıdan çıkarak gözden kayboldu...



Devamı Gelecek...

Betroya (Diğer Bölümler)

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız..
Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

2 Yorum

Yap Bir Yorum
Adsız
YAZAR
30 Haziran 2015 13:56 ×

Şafak Hocam geç kaldı yeni bölüm :) Ayrıca bu bölümü çok begendim. Özellikle sonundaki bağlantı çok güzel olmuş. Tebrik ederim hocam.

Yanıtla
avatar

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz. Yoruma Emoji EkleYoruma Emoji Ekle

Yorumunuz için teşekkür ederiz.