Hırsız

Hırsız
Fotoğraf Kaynak: www.jiyan.org
O gece mendilleri satabilmek için caddede soğuk bir bankın üzerinde sabahladı Ali. Öyle ya arkasından küfreder gibi bağırmıştı babası. “Hepsini satmadan geleyim deme sakın, kırarım bacaklarını yoksa!” Nasıl babaydı bu? Nasıl bir baba güvenilmez sokaklara teslim ederdi çocuğunu? Nasıl bir baba akşam karanlığı bastırır bastırmaz içmeye başlar; sızar kalırdı sabaha kadar sandalyenin üzerinde. Annesi korkudan kaldıramazdı kocasını. İki kelime laf edecek olsa yerdi dayağı. Hem de hiç acımadan vururdu Ali’yle kız kardeşinin gözleri önünde. Duvardan duvara savururdu rakı parası getirebilmek için evlere temizliğe giden karısını. Çocukların ihtiyaçları için, ekmek parası için iki kuruş para saklayacak olsa anlardı hemen. Allah yarattı demez döverdi.
Daha geçen geceydi, yine içip zil zurna sarhoş olmuştu. Rakıda bitince dakikalarca dövmüştü annesini. O vakit ne yapacağını bilememişti Ali. Kardeşinin elinden tuttuğu gibi yatak odasında dolabın içine saklanmışlardı. Duymasın diye olanları, elleriyle sıkı sıkı kapatmıştı küçük kardeşinin kulaklarını. Öylece beklemişti dayak faslı bitene kadar. Bir süre sonra sesler kesilince çıkabilmişti ancak dışarı. Sıkıca tembihlemişti orada beklemesini. Görürse sinirinden dövmesin diye kardeşini, çıksın istememişti annesinin gençliğinden kalma eski, boyası dökülmüş elbise dolabından.
Usulca sokuldu odaya Ali. Annesi yerde kıvranıyordu. Babası ortalıkta yoktu. Olduğu yere çakıldı kaldı önce. Annesi usulca açınca gözlerini, hemen koştu yanına. Yerden kalkmasına yardım etti. O da ağır kaldırdı elini, hafiften okşadı ilk göz ağrısı, aslanı Ali’nin başını. Doğruca ortalığı toplamaya koyuldu sonra. Sessiz ve mağrur...
-          Kalk bakalım oradan serseri! Evin barkın yok mu senin?
Zabıtanın sertçe dürtmesiyle uyandı Ali. Yavaşça kalktı bankın üzerinden. Başını kaldırmadan hızlıca uzaklaştı.
-          Bir daha görmeyeyim seni burada!
Evin yolunu tuttu. Sabaha karşıydı. Elindeki satamadığı mendillere baktı. Doğru düzgün mendil satamamıştı. “Bu gece dayağı ben yiyeceğim.”  dedi. Evlerinin olduğu sokağa girince içinde tekinsiz bir korku hissetti. Hoşlanmadı bundan, erkek adam korkar mıydı? Sonra “çoktan sızmıştır” diye düşündü.
Annesi pencerenin önünde bekliyordu çaresiz yavrusunu. Görünce hemen açtı kapıyı. Önce öptü, kokladı.
-          Neredeydin yavru, sabah oldu neredeyse? Bu saate kadar sokaklarda durulur mu hiç?
Ali cevap vermeden babası seslendi içerden. Daha sızmamıştı, içiyordu hala demek ki.
-          -Gel bakalım buraya, hasılatı görelim.
Usulca, başı yerde girdi içeri Ali. Babasının yanında durdu. Cebinde ne kadar bozukluk varsa çıkardı koydu hepsini masanın üzerine. Buruşturdu babası suratını.
-          Bu mu? Bu kadar mı? Ne yaptın lan bu saate kadar sokaklarda?
-          Satamadım, gerisi poşetin içinde dedi Ali.
Poşeti kaldırdı, içindeki mendilleri gösterecekti ki yerde buldu kendini. Ne olduğunu, nasıl olduğunu anlayamadı. Yanağında inceden bir yanma, sızı vardı. Yetmedi babasına, çıkarmak istedi tüm öfkesini. Abandı Ali’nin üstüne, olanca gücüyle vurmaya başladı. Kafasını kollarının arasına aldı. Bacaklarını karnına çekti. Direnmedi, kurtulmaya çalışmadı. Tekmeler, yumruklar gittikçe sıklaşmaya ve artmaya başlayınca atıldı annesi.
-          Yeter! Vurma artık çocuğa. Öldürecek misin?
-          Karışma sen, diye savurdu annesini.
Annesi kalktı tekrar davrandı. Bu sefer olanca gücüyle Ali’nin üzerinden çekmeye çalıştı kocasını. Adam cüretini görünce bu sefer atıldı karısının üzerine, leşe saldıran akbaba gibi. Gözü dönmüştü. Saçlarından yakaladı önce, sürükledi odanın tam ortasına. Bütün hıncını alırcasına dövmeye devam etti karısını. Ali’yle kardeşi öylece birbirlerine sarılmış olanları izliyorlardı.
Babası yerde yatan karısının kafasını yere kaldırıp kaldırıp vuruyordu şimdi. Annesinin ağzından süzülen kıpkırmızı kanı görünce içini kaplayan bir öfke duydu Ali. Kardeşinin ona korkudan sarmaşık gibi sarılan kollarından kurtuldu. Önce yan taraftaki odanın kapısından içeriye bir göz gezdirdi. Ne aradığını kendisi de bilmiyordu. Sonra karşıdaki mutfağa yöneldi. Kapıdan bakarken içeriye, gözü tezgâhın üzerinde parlayan bıçağa çarptı. Bıçağı kaptığı gibi odaya koştu.
Babası hala devam ediyordu işkenceye, annesi ise cansız ve sessiz yatıyordu öylece. Tüm gücüyle babasının sırtına bıçağı sapladı. Annesinin ağzından sızana benzeyen bir kan süzüldü bıçağı sapladığı yerden. Tam orada annesinin üzerine yığıldı babası.
Hava iyice ışıyana kadar ne yapacaklarını bilemeden beklediler Ali’yle kardeşi. Güneş, yeryüzünden tüm karanlığı süpürünce elinden tuttuğu gibi komşuya, Emine teyzeye bıraktı kardeşini. “Akşama gelir alırım, annem işe gitti.” dedi. İyice de tembih etti kardeşine. Akşam gelip alacaktı onu, gideceklerdi buradan. O gelene kadar kardeşi, kimseye bir şey söylemeden bekleyecekti.
Tekrar eve döndü Ali. Dün geceden kalan mendilleri aldı. Satıp üç beş kuruş para kazanacaktı. Sokaklarda dolandı akşama kadar. Bir tane bile mendil satamadı. Yağmur yağınca da bir saçağın altına sokuldu. Üstelik dün geceden beri açtı. Başını kaldırdı karşıya baktı. Bir fırın, vitrinde ekmekler... Karnı daha bir şiddetli guruldadı sanki Ali’nin. “Açım” diye haykırdı sanki. Bir aralık çömeldiği yerden doğrulup gitmeyi düşündü. “Gidemezsin” der gibi daha bir bastırdı yağmur. Öyle izledi biraz camdan görünen ekmekleri Ali.
Sonra olduğu yerde doğruldu. Yavaşça fırının kapısına doğru yürüdü, usulca sokuldu içeri. Fırıncının işi vardı besbelli, arkası dönüktü. “Hadi” dedi bir ses kafasının içinden. Eli yavaşça kalkıp tezgâhtaki bir ekmeğe uzandı. Engel olmaya çalıştı, uzvu kendinden bağımsız davranıyordu.

Tam o sırada döndü fırıncı. Ali ekmeği kaptığı gibi fırladı. Adam peşinden koştu ama yetişemedi. Uzunca bir süre koştuktan sonra tenha bir yer buldu. Çömeldi, kopardı ekmeğin ucundan. Gözünden akan bir damla yaşla beraber bir lokma ısırdı. “Suç kimin?” diye düşündü Ali. 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız..
Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz. DönüştürmeDönüştürme Yoruma Emoji EkleYoruma Emoji Ekle

Yorumunuz için teşekkür ederiz.