SANATSAL BİLİNÇ

Fotoğraf Kaynak: www.chatte-souris.livejournal.com
Baktı...
Ve devam etti... 
-''Aşkı kaç kere yaşadın, kaç kere doğdun,öldün?'' diye söylendi... 
Baktım...  
Uzunca sessizliğe gömüldüm... Ve devam ettim... 

-Eğer Aşkı varoluşunu ve yok oluşunu yaşayıp tatmine ulaştığı an yazıyorsa bir şair, yaşadığı an resmediyorsa bir ressam, kulaklarında duyduğu an ritimlere sığdırıyorsa bir müzisyen, sadece dokunduğu an şekil veriyorsa bir heykeltraş, sadece gözlemlediği an başlatıyorsa sinemayı, tiyatroyu, görselliği bir rejisör,direk kalemi eline alabiliyorsa bir senarist..! Ve yaşamış kabul ediyorsa, gerçeğe ulaşma çabasının bu olduğunu..! Hiç bir Mutlak süreç aslolan algıların ötesinde, güdülerde, duyularda tatmine ulaşmayacaktır..! 

Aşkı yaşadığında yazan, doğayı gördüğünde resmeden, kulaklarında algıladığında müzik yapan, dokunabildiğinde heykeli anlamlandıran,gözlemlediğinde senaryoya başvuran ve şekillerine dayalı yönetimselliği arzulayan hiç bir süreç sanatı Sanat yapamaz..! O ki Sanat olduğu kabul edilen içi kof ,yanılgıların odak noktasıdır... 
Bir süreçti Mutlak döngüler de... Yaşadığın an değil yaşamadığın halde onu yazdığın, çizdiğin , ritimlere aktardığın, dokunduğun, görüntüye aktardığın an sanatı Sanat yapacak Mutlak süreçle donanacak .Bu ki hiç bitmeyecek mutlaklığın ruhsal inşasından doğacaktır... 
Bizler beynimizde açıklayamadığımız soru işaretleri ile doğduk, büyüdük ve ne zaman ki Sanat bize soru işaretlerimizin bir nebze başlangıçlarına cevap bulmak için çıktığı arayışta; hiç bir amaç gütmeden,piyasa istemeden yaptığı an asıl olan Sanatı Sanat yapacak değerlerini bize verecektir. Açıklayamadığımız sorularımıza ses getiren her süreç bir bakıma sanattır. Ama sanatın en büyük yoksuliyetinin tek sebebi ise bizleri birebir inanmaya, zihnimizi tembelleştirmeye, bizden yeni bir ben yaratıp robotikleştiren bir sistem kurbaniyetinin döngüsünde yaşanan ve amacın dayalı olduğu, en istenilenin yapıldığı, kabul görme sınırlarının içinde var olduğunu sanan sanat asla Sanat değil; ''sanat diye adlandırılan amaçsal işlevlerin var olduğu yoksulluğunun tanıtıldığı fragmandan başka bir şey değildir. ''Sanatı icra eden, sanatçı kimliği adı altında toplanan sanatçı , icratiyetinin altındaki yönetme arzusu ve yöneticiliğin altındaki hiç sorgulamayan iplere bağlanmış bizler... Bensiz, bizsiz, ruhsuz kimliklerimiz...


Nazlı SEMİZ
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız..
Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerinden profil üyeliğiniz yoksa; Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz. Yoruma Emoji EkleYoruma Emoji Ekle

Yorumunuz için teşekkür ederiz.