Aranıyor...
25 Ağustos 2011 Perşembe

PAMUK ŞEKERİ


Bir pamuk şekerini yemek ne kadar kolay gelir insana… Oysa çok meşakkatlidir. Her yerin yapış yapış olur ellerin, dudakların. Öyle olmaması için poşetinin içinden yersin bazen. Bazen de “boşver” dersin içinden batarsa batsın ortalık. Her seferinde ulaşmak için çok uğraşırsın önce istersin annen “zararlı” der. Sonra tekrar istersin annen “üstünü batırırsın olmaz” der. Başlarsın ağlamaya göz yaşları içinde yersin pamuk şekerini. Kazanmanın verdiği gurur vardır ama o yaşlı gözlerin arkasında. Her şeye rağmen pamuk şekeri senin elindedir.

Hayatı yaşamak da kolay gelir insana… O da çok meşakkatlidir. Yaralanırsın kan içinde kalır ellerin. Yaralanmamak için onu da poşetini çıkarmadan yaşamaya çalışırsın. Bazen de “boş ver” dersin içinden kan olacaksa olsun. Bulutlara ulaşmak istersin mümkündür ama uçamadan istersin aşık olarak annen “zararlı” der. Sen dinlemezsin. Annen “üzülürsün” der. Sen dinlemezsin. Sonra yaş gelir gözlerinden. Göz yaşları içinde alırsın bir pamuk şekerini eline, başlarsın yemeye. Kaybetmenin verdiği acı vardır yaşlı gözlerinin arkasında. Her şeye rağmen elindedir pamuk şekeri. Seni mutlu etmek için yanındadır.


Bir gün başardığında, bulutlara ulaştığında gözün görmez artık pamuk şekerini. Bulutları benzetirsin ona. Annen hiçbir şey demez, itiraz etmez. Gözlerin yaşlıdır. Yaşlı gözlerinin arkasında da bulutlara ulaşmanın mutluluğu vardır ne gurur ne kibir ne acı sadece mutlusundur. İki kişi tek yürekle…


0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yazabilmek için:
Yorumlama biçimi seçeneklerindeki ilk altı profil üyeliğiniz yoksa;
Adı/URL profilini seçip kendi belirlediğiniz isimle URL kısmını boş bırakarak yorum yazabilir ya da
Anonim profili seçeneği ile isimsiz olarak yorum yapabilirsiniz

 
Yukarıya Çık